Publish Date: 01 August 2019

2011 yılından bu yana UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi, 2015 yılından itibaren Başkan Yardımcısı olarak lojistik sektörüne üst düzeyde hizmet veren Nil Tunaşar, aynı zamanda sekiz senedir, Transorient Uluslararası Taşımacılık’ta Satış, Pazarlama, Kalite ve Mali İşlerden Sorumlu Yönetici Ortağı olarak çalışıyor.

Yaklaşık 25 senedir lojistik sektörünün içinde yer alan Tunaşar, lojistik sektörünün günümüz şartlarında daha rekabetçi ve ilerici olması gerektiğini, bunun da sadece teorik bilgiyle mümkün olmayacağını hem deneyimlerin hem de kişisel becerilerin entegrasyonu ile sağlanabileceğini ifade ediyor.

Eril bir sektör olarak kabul edilen lojistik sektöründe kadın olarak var olma konusuna da değinen Tunaşar, lojistik sektörünü dergimiz Argemonia için değerlendirdi.

Öncelikle kısaca kendinizden bahseder misiniz, sektöre nasıl girdiniz? Lojistik sektöründe geçirdiğiniz 25 seneye yaklaşan süreyi nasıl özetlersiniz?

İş yaşamına ilk olarak Ford Motor Company Türkiye ofisinde başladım. Birkaç yıl sonra Ford’a hizmet veren Sumerman International’dan aldığım iş teklifi ile lojistiğe geçtim. O dönemde Air Express Türkiye partneri olarak ilk lojistik eğitimimi Belçika’da aldım. Sonrasında Transorient maceram başladı. Uzmanlığım, hava lojistiği olduğundan havayolu konsolidasyon ağını genişletmek ilk hedefti. Yıllar içerisinde uzmanlık alanlarımız kara, deniz ve son olarak da intermodal olarak genişledi. Son derece hareketli ve keyifli bir 24 yıldı.

Şanslıydım çünkü hocalarım, mentorlarım, çalışma arkadaşlarım çok değerli kişilerdi ve ben her birinden çok şey öğrendim.

Taşımacılık sektörü, geleneksel olarak “eril” bir sektör olarak görülüyor. Böylesi bir anlayışın hakim olduğu lojistik sektöründe kadın yönetici olmak ne demek?

Bu soru, değişik formlarda çok sık soruluyor ve her seferinde cevap vermek için düşünmek zorunda kalıyorum. Belki de ben, kendimi cinsiyet faktöründen arınmış olarak başarmaya odaklı bir iş insanı olarak gördüğümden zorlanıyorum. Ancak kadın olmak demek, sürece ve detaylara odaklanmak demek. Eğer ayrıntılarda yavaşlamamayı, sonuç odaklı olmayı, duygulardan arınarak rasyonel hareket etmeyi başarabilirseniz detayı görerek sonuca yürüyebilmek, kadın yönetici olmanın en büyük avantajı diyebilirim. Kadın enerjisi ve direnci, genel olarak çok yüksek.

Denildiği kadar zor koşullardan ve kadına alan yaratma sorunundan bahsedebilir miyiz gerçekten?

Ben bahsedemem. Belki de bulunduğum ortamlarda şanslı olduğumdan. Bana göre; düşünerek konuşur, planlı ve hedefe yönelik hareket eder, algıyı iyi yönetirseniz, bu tür bir sorun ile yok denecek kadar az karşılaşıyorsunuz.

Son yıllarda sektördeki kadın çalışan sayısı hızla artmakta. Bunun tetikleyicileri neler? Burada tek etken, kadını iş hayatına entegre etme kampanyaları olmasa gerek...

Sadece lojistik sektöründe değil, pek çok sektörde kadın yönetici sayısının arttığını düşünüyorum. Tüm dünya, bu bağlamda hızla değişiyor. Artık eğitimli kadın, evde oturup, çocuk büyütmek dışında eylemleri ile var olmak, çevresinde fark yaratmak, ekonomik bağımsızlığını kazanmak istiyor. Bunu, doğal ve gerekli bir değişim olarak görüyorum. Sonuçta aynı eğitimi alan kadın ve erkeğin yaşamdaki rolleri neden farklı olsun?

Siz Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunusunuz ve lojistik sektörünün en önemli kuruluşunda yönetici pozisyonundasınız. Bu bağlamda, lojistik eğitimi ne derece önemli?

Sektörde farklı bölümlerden mezun olmuş insan sayısı çok fazla. Her türlü sektörel eğitimde olduğu gibi lojistik sektöründe de eğitim oldukça önemli. Ancak sektörde başarılı olabilmek için çok farklı parametreler de en az sektörel teorik bilgi kadar önemli. Yaratıcılık, sorun çözme yeteneği, açık fikirlilik, küresel ekonomiyi izleme ve yönelimleri algılayabilme becerisi, proaktif yaklaşım, hız, dinamizme ayak uydurabilme yetisi gibi kişilik özelliklerinin belirleyici etkenler olduğunu düşünüyorum. Lojistik; gelişimin, değişimin, dinamizmin egemen olduğu bir sektör. Siz de bu rüzgarı yakalayabilirseniz başarı şansınız artıyor. Aslında rüzgar değil, fırtına diyelim; fırtınalı havaları seviyorsanız lojistik size göre.

Diğer yandan sektörün yaşadığı en büyük sıkıntılardan biri de eğitimli, kalifiye ara eleman sorunu. Bunu aşmak için de okullar, dersler açılıyor. Bu noktada neler söylersiniz? Sektör, nerede tıkandı ki, buna yöneldi?

Bana göre hemen tüm lojistik eğitim modelleri fazlaca teorikte ve saha bilgisinden uzak kalıyor. Lojistik okullarından mezun olan gençler, sahaya indiklerinde kendilerini hiç beklemedikleri bir dünyada buluyor. Sadece konteyner tiplerini ve Incoterms’ü öğrenerek iş üretmeniz olanaksız. Sorun çözebilmek, daha da iyisi sorun oluşmadan önlem alabilmek, danışman rolünü üstlenebilmek, müşteri memnuniyeti yaratabilmek gibi hayati unsurlar, bu teorik bilgiler içerisinde verilemiyor veya yeterli olmuyor. Diğer taraftan bu gençleri istihdam eden şirketlerin de onlara net, belirgin ve iddialı kariyer planları çizebilmesi gerekli.

UTİKAD’ın, sektördeki kadın çalışanlara dair ne tür çalışmaları söz konusu?

UTIKAD’ın yüksek çevre ve insan bilinci nedeniyle, STK’lar arasında ayrıcalıklı bir yeri olduğunu düşünüyorum ve bu nedenle bir UTIKAD’lı olmaktan gurur duyuyorum. UTIKAD, “İş’te Eşit Kadın Sertifikası” alan ilk STK. Dernekte görev yapan 12 kişilik icra ekibinin dokuzu, beş yöneticimizin ise üçü kadın ve bu kişiler gerek yurt içinde gerekse uluslararası arenada değer yaratan birçok çalışma ve projede yer alıyor. UTIKAD Yönetim Kurulu Üyelerinin ise üçü kadın.

Tüm STK’larımız, temsil ettikleri sektörlerde bu şekilde öncü olurlarsa, kadınlarımızın iş yaşamında daha aktif ve başarılı roller alacaklarından eminim.

Son olarak, sektörün geleceği olan gençlere tavsiyeleriniz neler olur?

Gençlere en başta bilgi edinmelerini, klasik yöntemleri sorgulamalarını, yenilikçi bakış açısını ilke edinmelerini öneriyorum. Dünya ve iş yapış biçimleri o kadar hızla değişiyor ki, ancak “neyi daha farklı yapabilirim” diye düşündüğünüzde başarıya ilerleme hızınız artıyor. Bilgi ile donandığınızda proaktif olmanız kolaylaşıyor. Artık yükleme bilgisini A şirketinden alıp B şirketine verme dönemi sona eriyor. Bu işi çok yakında yapay zeka devralacak. İnsan ise fikir, çözüm ve yenilik üretecek.