Yayınlanma Tarihi: 12 Temmuz 2019

Nüfusun hızlı artışı, toplumsal değişimle birlikte çoğalan ihtiyaçlar ve endüstrileşmenin hız kazanması ile birlikte 1950’lerden itibaren büyük atılımlar kaydeden lojistik sektörü; bu değişime ayak uydurmaya çalışırken gelişen teknolojinin sunduğu kaynakları olabildiğince çok kullanabilmek için büyük yatırım yapıyor. Doğru ürünün, doğru yerde, doğru zamanda ve kabul edilebilir bir maliyetle teslim edilmesi amacına hizmet eden yepyeni teknolojiler, endüstriyel toplumun en önemli unsurlarından olan bu dev sektörü daha da ileriye taşıyor.

E-lojistik Yazılımları

Son 20 yılda dünya ekonomisi için son derece önemli bir enstrüman haline gelen e-ticaret sektörü, kendi içindeki dinamikler dolayısıyla lojistik sektörünü de dönüştürüyor. Hızlı, efektif ve verimli çözümlerin her zamankinden daha önemli hale geldiği e-ticaret sektöründe işlerin sorunsuz şekilde ilerlemesi ise akıllı lojistik yönetiminden geçiyor. İşte EDI yani (Electronic Data Interchange) Türkçe açılımı ile “Elektronik Veri Değişimi Yazılımları”, yeni nesil lojistik yönetiminin vazgeçilmez bir unsuru. EDI sistemleri sayesinde ticari işletmeler, birbirleriyle kurdukları ticari ilişkiye dair dokümanları belirli bir standart kapsamında tamamen elektronik ortamda paylaşabiliyorlar. Böylece firmalar kağıt bürokrasisinden, zamandan ve insan kaynağı kullanımından fark edilir oranda tasarruf ediyorlar. Ayrıca tüm bilgi akışının yedekli şekilde sistem üzerinde kaydedildiği EDI yazılımları sayesinde dosya kaybı, bilgi akışında aksama gibi sorunlar da ortadan kaldırılmış oluyor.

Lojistik yönetiminde ezberleri bozan bir diğer e-lojistik yazılımı da ERP yani “Kurumsal Kaynak Planlama Sistemleri”dir. Mal ve hizmet üretimi için gerekli işgücü, makine, malzeme gibi kaynakların verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayan bu yazılımlar OMS adı verilen tedarik zinciri ve otomasyon sistemleri ile entegre edildiğinde işletmelerin karlılığına büyük katkılar sağlıyorlar. 

Araç Takip Sistemleri

Lojistiğin en önemli alt dallarından biri olan taşımacılık; teknolojik gelişmeler sayesinde artık geçmişe oranla çok daha hızlı, güvenli ve kârlı şekilde gerçekleştirilebiliyor. Bu değişimin en büyük sebebi ise tabii ki GPS teknolojileri ile çalışan araç takip sistemleri. Son derece ulaşılabilir başlangıç maliyetleri ile filolara entegre edilen mobil araç takip sistemleri sayesinde, filodaki herhangi bir aracın konum ve durum bilgilerini grafiksel ve metin olarak bilgisayar ortamında görüntülemek ve söz konusu araçlar hakkında konum ve veri analizlerini birbirleri ile ilişkilendirerek verimli hale getirmek sadece birkaç saniye alıyor. Ters lojistik iade işlemlerine de hız kazandıran araç takip sistemleri aynı zamanda işletmelerin yakıt maliyetlerinde de dramatik düşüşler sağlıyor.

RFID Teknolojileri

Ürünlerin depoya hangi araçla ne zaman giriş yaptığını; operasyonun hangi personel tarafından yapıldığını ve o ürünlerin tam olarak nereye yerleştiğini ve benzeri birçok bilgiyi sağlayan otomatik tanıma sistemleri, lojistiğin özellikle depo yönetimi kısmında önemli bir yer tutuyor. İşte bir okuyucu ve bir mikroçipte dijital bilgiyi tutan bir antenden oluşan; cisimleri radyo dalgalarını kullanarak tanımlayan ve aldığı radyo sinyallerini dijital bilgiye dönüştürerek bilgisayar sisteminde anlaşılacak şekle dönüştüren RFID sistemleri, bahsettiğimiz tüm bu bilgileri sağlayan teknolojiler arasında yer alıyor. Günümüzde karekod (QR Code) uygulamaları ile birlikte de kullanılan bu teknoloji sayesinde işletmeler işçilik maliyetlerinden, kayıp malların getirdiği mali yüklerden ve zaman sarfiyatından kurtulmuş oluyor.

Lojistikte Makinelerin Çağı: M2M teknolojisi

Mobil teknolojilerin hayatımıza kattığı en önemli yeniliklerden biri olan M2M (Machine to Machine) teknolojileri, lojistik yönetiminin vazgeçilmezi olarak kabul ediliyor. M2M yani makineler arası iletişim, cihazlar için geliştirilen akıllı boardlar sayesinde cihazların uzaktan izlenmesini, yönetilmesini ve birbirleriyle iletişim kurabilmesini sağlıyor. Kullanım alanının genişliği ve iş modellerinde yarattığı değişiklikler nedeniyle M2M, bireylerin ve şirketlerin hayatını ciddi biçimde değiştiriyor, lojistik sektöründe insan kaynağı tasarrufu sağlanmasının önünü açıyor ve aynı zamanda servis verimliliğini de artırıyor. Lojistik alanında kullanılan örnek M2M uygulamaları arasında filolarda bulunan araçların arıza / bakım takiplerinin yapılmasını; depolardaki hava sıcaklığı - nem oranı gibi kritik değerlerin an be an ölçümlenmesini veya soğuk zincir operasyonlarında ortaya çıkabilecek aksiliklerde otomatik olarak aksiyon alan sistemleri örnek göstermek mümkün.

Lojistik Sektöründe Yaşanan Teknolojik Gelişmeler isimli yazı ilk olarak Argemonia dergisinin 12. sayısında yayınlanmıştır. Argemonia'nın tüm sayılarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.