Publish Date: 15 May 2019

Lojistik Faaliyetlerde Performans Yönetimi

Günümüzün ekonomik koşullarında, işletmelerin sürdürülebilir bir başarı sağlaması için acımasız rekabet koşullarına uyum sağlamaları kaçınılmazdır. İçinde bulunduğumuz dijital dönüşüm çağında, hemen her alanda kıyasıya bir rekabet sürerken, ancak lojistik yönetim stratejisini iyi ve doğru planlayan işletmeler rakiplerinden sıyrılmayı başarabiliyorlar.

Peki hemen her sektörde performans yönetiminin hayati bir öneme sahip olduğu günümüz iş dünyasında, lojistik sektöründeki performans yönetiminde başarı sağlamak için nelere dikkat etmeliyiz?

Lojistik faaliyetlerde KPI belirleme araçları

Performans yönetimi genel anlamıyla bir konuda yürütülen çalışmaların geriye dönük taramasını, analizini ve konu hakkındaki geri bildirimler ışığında düzenlenen raporlamaları kapsar. Bu raporlar sonucunda ilgili sistemde iyileştirmeler ve revizyonlar yapılır ve nihai olarak sistem verimliliğini artırmak hedeflenir. İşte lojistik faaliyetlerde de ölçülebilir bir performans yönetim stratejisinin varlığı işletmeler için zaruri bir ihtiyaçtır. Bu bağlamda her işletmenin kendi kârlılık, müşteri memnuniyeti vb. stratejik parametrelere göre belirlediği bir KPI (Key Performance Indicator), yani Temel Performans Göstergesi bulunmalıdır.

Pek çok işletmede kullanılan lojistik performans yönetimi KPI’larından bazıları şunlardır:

  • Zamanında teslimat, teslim zamanı verilen siparişlerin toplanma süresi, vaat edilen toplama süresi,
  • Sevkiyat doğruluk oranı ve sevk edilen ürünlerde hatalı sevk edilen sipariş kalem sayısı / toplam sipariş adedi,
  • Stok tutma biriminin ilk sipariş karşılama oranı, sevk emri gelen ürünler için ilk toplama sürecinde mevcut olan ürün kalem sayısı, toplam sipariş kalem sayısı,
  • Depo hasarları, depo içinde elleçleme sırasında hasarlanan ürünlerin sayısı ve ürün değeri / toplam ürün sayısı ve toplam ürün değeri,
  • Hasarlı gelen ürün oranı depoya gelen ürünlerin içinde hasarlı olanların adedi / gelen toplam ürün adedi,
  • Depo içi hasarlı ürün oranı depo içinde operasyonların yapılması süresinde hasar gören ürün tutarı / toplam depo ürün tutarı,
  • Belli dönemde meydana gelen iş kazalarının sayısı,
  • Kazasız gün sayısı ve son kazadan günümüze kadar geçen kazasız gün sayısı,
  • Adet başına depo içinde kalem sayısı olarak en çok hareket gören ürünler, az hareket görenler ve hareketsiz ürünlerin kalem sayısı,
  • İşgücü verimi, depo içinde elleçleme ile ilgili olarak harcanan zaman, toplam çalışma süresi,
  • Çalışanların verimi, boşta geçen iş saati, toplam çalışma süresi,
  • Elleçlenen ürün sayısı; belli bir süre içinde yerleştirilen veya raftan toplanan ürün adedi / çalışan,
  • Hatalı işlem oranı ve depo içinde yapılan hatalı toplama sayısı.

Elleçlenen ağırlık, depo içinde taşınan ağırlık (ton olarak) ya da çalışan sayısı, lojistik yönetiminde baz alınabilecek temel KPI’lara birer örnek teşkil edebilir. Ancak bu KPI’lar işletmenin hacmine göre değişkenlik göstermektedir.

Sürdürülebilirlik = Başarı

Lojistik sektöründe de her sektörde olduğu gibi dönemsel düzenlemeler ve kemer sıkma politikalarıyla maliyetlerde gözle görülür bir düşüş yakalanabilir. Ancak bu tarz çözümler genelde sürdürülebilir olamayacağı için, bu geçici çözümler ile genelde başarı sağlamaz. Bu yüzden lojistik faaliyetlerde performans yönetimi yaparken, önceliğin maliyetten tasarruf değil uzun vadede sürdürülebilirlik olması gerekir.

Lojistikte performans yönetimi yaparken, uzun vadede kalıcı geri dönüşleri olacak sürdürülebilir bir strateji ise ancak teknolojiden optimum şekilde faydalanarak gerçekleştirilebilir. Yazılımlar, bu konuda işletmelerin en büyük destekçileridir. Ancak işletmeler, kullanacakları performans yönetim yazılımını seçilirlerken, performans yönetim programının yazılım maliyetinden ziyade; ilgili yazılımın takım çalışmasına (colloboration) olanak tanıyıp tanımadığına, arayüz / kullanıcı deneyimi konusundaki gelişmişliğine ve geliştirilebilir olma gibi özelliklerine odaklanmalılardır. Performans yönetim yazılımlarının yanı sıra, QR kod okuyucuları, VR (sanal gerçeklik) teknolojileri ve drone’ları da depolardaki iş verimliliğini artıracak yeni teknolojiler arasında saymamız mümkündür. Lojistik faaliyetler, işletmeler ve dolayısıyla ülkeler açısından çok önemli bir gelişme ve başarı göstergesidir. Ülke ekonomisinin gayri safi milli hasılası içerisinde çok önemli bir paya sahip olmalarının yanı sıra işletme maliyetlerinin önemli bir kısmını oluşturmakta ve aynı zamanda işletmelerin gelirlerinin artırılmasında da etkili bir fonksiyona sahip olmaktadırlar.

Lojistik faaliyetlerin, işletmelerin maliyet ve gelir fonksiyonları üzerindeki etkileri ve yarattıkları katma değerler, bu alanda yapılması gereken performans yönetiminin önemini de açıkça ortaya koymaktadır. Bu yapılanmadaki temel amaç, performansın etkin bir şekilde değerlendirilmesi, kritik başarı faktörlerinin belirlenerek ölçümlenmesi ve elde edilen bilgilerin değerlendirilerek gerekli geliştirme faaliyetlerinin hayata geçirilmesidir.