12 Mayıs 2020

Dünya ticaretinde yeni bir dönüm noktası olan e-ihracat, küresel ticaretin yeniden şekillenmesini sağlıyor. Bu ekonomik kazanımda rekabetin içinde kalmanın asıl yolunu ise teslimat, ödeme ve lojistik üçgenindeki kalite, hız ve güven oluşturuyor.

Dünya ve ülkemiz ekonomisinin geldiği son durumda epeyce yaygın bir terim haline gelen e-ihracat, günümüzde pek çok ülke tarafından kullanım alanını genişletmeye başladı. Online alışverişin kullanıcılar tarafından hızlı ve güvenli şekilde yapılabilesi ve firmaların sunduğu “müşteri memnuniyeti”ni artırıcı unsurlar, e-ihracatın önümüzdeki dönemde en önemli ekonomik hamlelerden biri olacağını garanti ediyor. Özellikle devletlerin sunduğu destek ve teşvik paketleri ile beraber, online ihracat sadece büyük firmaların değil, KOBİ’lerin de ekonomik yol haritalarını gözden geçirmesini sağlıyor.

Geleneksel ihracata oranla yatırım maliyetlerinin düşük olması, risk düzeyinin minimum seviyede olması, konteynırların yaşayacağı bir sorunda binlerce ürünün zarar görmesi durumunun yaşanmayacak olması gibi avantajlar sunan e-ihracat, hedef pazarlara daha kolay ulaşma, derinlemesine pazar analizi avantajları da sağlıyor.

E-ticaretin başlı başına ticari bir dönüşüm noktası olduğunu ifade eden Globelink Ünimar Strateji ve İş Geliştirme Müdürü Uygar Sül, “Unutulmaması gereken noktalardan birisi ise dünyada ve Türkiye pazarında bahsi geçen %25-%30 (CAGR) büyüme rakamlarının ticari hacim artışını değil, tüketicilerin tüketim alışkanlıklarını konvansiyonel yöntemden elektronik/ dijital tarafa büyük bir hızla değiştirdiğidir. İşte bu noktada e-ihracat ve e-ithalat büyük önem kazanıyor. Rahatlıkla belirtebileceğimiz üzere, internet tabanlı alışveriş uluslararası ürün dolaşımını büyük bir hızla artırdı” diyor.

KPMG Türkiye’nin yaptığı son araştırmaya göre, e-ihracatın pazar değerinin 2020 yılında 3,4 trilyon dolara çıkacağı öngörülüyor. E-ihracat tüketici nüfusunun ise bu sene sonu itibarıyla 2 milyara ulaşması bekleniyor; bu da dünya nüfusunun yaklaşık olarak yüzde 30’una denk geliyor.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) E-Ticaret Meclisi’nin yaptığı açıklamaya göreyse, e-ihracat cirolarında 2019 yılında büyük bir artış yaşandı. 2020 yılının ise online ticaret sektörü için altın yıl olması bekleniyor. Türkiye e-ticaret sektörünün geçtiğimiz sene, yüzde 30-35 arasında büyüdüğü ifade edilirken Pazar büyüklüğünün 60 milyar lirayı aştığı ve dünya genelinde satış hacminin 4 trilyon dolara ulaşacağı belirtildi.

E-ihracat Lojistik Operasyonları Değişime Zorluyor

E-ihracatın popülaritesinin her geçen gün artması ve hem firma hem de müşteri tabanlı olarak çapını genişletmesi, yeni düzenin bu olacağının da kabul edilmesi ile beraber, sektörlerin hemen tamamı bu sürece dahil olabilmek için güncellemeler yapmaya başladılar. Dijitalleşme özellikle teslimat, ödeme ve lojistik noktalarında büyük önem arz ediyor. Sınır ötesi teslimatlar geleneksel yöntemlerle yönetilebilecek bir süreç değil; kaldı ki, lojistik firması bu sistem içinde sadece teslimat yapan bir kurum olmaktan çıkıp, gönderici şirket ile entegre çözümler üreten bir ortak konumuna ulaşıyor. Bu sebeple de hem e-ihracat altyapısı olan hem de tecrübeli bir lojistik firmasının  varlığı, online ihracatta önemli yer tutuyor.

E-ticaret; hızlı sevkiyat, yüksek kalite, güvenilirlik ve müşteri memnuniyeti hat safhada olan bir pazar. Bunu doğru yapmak için de teslim hızı ve kalitesi kritik önemde; aksi durum, rekabet gücünü zayıflatır.

Ticari faaliyetlerin lojistik operasyonları değişime zorladığını aktaran Uygar Sül, bu noktada ürün takibinin ve hızın lojistikteki en önemli değişim araçları olduğunu söylüyor ve devam ediyor: “Yeni ürünler, yeni dağıtım ve pazarlama teknikleri, yeni ‘tüketici memnuniyeti’ kavramı, yeni aracılar ve yeni işgücü profilleri e-ticaretin getirdiği değişimlerin başında gelmektedir.”

Diğer yandan Uygar Sül, e-ticarette sürecin sadece nihai tüketiciye teslimatı ile bitmediğini söylüyor. Firmanın siparişi almasıyla başlayan ve ürünün müşteriye teslim edilmesiyle devam eden lojistik sürecin, ürün iadesini de kapsayacak şekilde doğru kurgulanması gerektiğini belirtiyor. Bunun aksi durumda ise ilave maliyetlerin oluşacağını, bunun da hem lojistik firmasını hem de üreticiyi olumsuz etkileyeceğinin altını çiziyor.

Türkiye’den E-İhracatta Hızlı Teslimat Atağı

Son yıllarda döviz kurundaki artış, çevre ülkelerdeki riskler, siyasi gelişmeler ve global pazarda yaşanan daralma ile beraber ekonomik olarak zor birkaç sene yaşayan Türkiye, çözüm yolunu e-ticaret ve e-ihracattaki payını artırmada arıyor.

Türkiye’nin e-ihracatının toplam ihracat içindeki payı şu an için yüzde 0,5’ler civarında ancak 2023 yılına kadar bu payın yüzde 5’lere ulaşacağı öngörülüyor. Özellikle sınır ötesi e-ihracatta büyüme peşinde olan Türkiye’nin bu konudaki en önemli kozu, lojistik konumu. Avrupa, Asya ve Afrika bağlantı yolları üzerinde yer alan Türkiye’nin lojistik güçle beraber yakın yakın gelecekte dünyanın en önemli online ihracatçılarından biri olacağı belirtiliyor.

Türkiye lojistik sektörünün önde gelen kuruluşu UTİKAD, e-ihracatta en büyük rekabet unsuru olan lojistik alanında Türk firmalarının globalde öne çıkması için yurt dışında lojistik merkezlerin kurulması ve bu depolardan hızla ürün teslimatı yapılması adına çalışmalar yapıyor. Türkiye bu kapsamda serbest bölgeler oluşturmaya ve bunların sayısını artırmaya çalışıyor. Bu bölgelerde, sınır ötesi e-ticarete vergi avantajları, gümrük denetleme süreçleri, şirket kurma, yabancı firmalara esnek mevzuat, sermayenin ve kârın yatırımcının ülkesine geri gönderilebilmesi gibi önemli kolaylıklar sağlanıyor. Diğer yandan Türkiye, özellikle Asya-Avrupa ticaret yollarının merkezinde yer alması sebebi ile hali hazırda sahip olduğu lojistik üs avantajını e-ticaret hacmindeki artış ile bir kez daha ortaya koyuyor.

Tüm bunların yanında Türkiye’nin e-ticaret ve e-ihracat lojistiğinde henüz aşması gereken noktalar da yok değil. Globelink Ünimar Strateji ve İş Geliştirme Müdürü Uygar Sül’un da aşılması gereken noktalar içinde dikkat çektiği konuların başında kargo firmaları arasında yoğun biçimde yaşanan düşük fiyatlı rekabet. Bu durumun, hizmet kalitesini düşürdüğüne dikkat çeken Sül, ürün iadelerinin ekstra kargo maliyetleri oluşturduğuna vurgu yaparak, çözüme dair şunları söylüyor: “Kargo altyapısının yeterli hizmet kalitesini sağlayamadığı bölgelere özel çözüm üreten firmaların oluşması ve KOBİ’lerin e-ticarette uygulanan lojistik süreç konusunda daha fazla bilgi sahibi olması yurt içi e-ticaret lojistiğinde yaşanan sorunların çözümüne yardımcı olacaktır. Bilindiği üzere en büyük problemler ‘last mil’ teslimat dediğimiz son kullanıcıya teslim ve ‘omnichannel’ çok kanallı aksiyon alma aktivitelerinde yaşanmaktadır.”

Sınır ötesi e-ihracat lojistiğindeki problemlere de dikkat çeken Sül, “Gümrüklerde daimi uzman personel eksikliği, ETGB’li çıkışlarda ve iadelerde yaşanan sorunlar başta olmak üzere operasyonel süreçlerdeki uygulamalar ile ambar ve ardiye ücretleri, evrensel posta katılım payının aynı gönderi için birden fazla firma tarafından ayrı ayrı ödenmesi ve vergilerden kaynaklanan giderler lojistik maliyetleri arttırmakta ve e-ihracatın hedeflenen seviyelere ulaşmasını engellemektedir. 2019 ikinci çeyrekte çıkarılan birçok uygulama ve teşvik ile bu problemlerin de yavaş yavaş önüne geçilmektedir. Maalesef an itibari ile e-ihracat yani online alışveriş sonrası ihracatı gerçekleştirilen ürünlere ilişkin datalar net olarak sağlanamıyor (ürün bedeli, kg, hacim vb.). Eminim ileri dönemlerde bu durum daha kapsamlı ele alınacaktır” diyor.

“Blockchain Fırsatları Uygulamaya Başladık”

Globelink Ünimar olarak, sınır ötesi e-ticaret lojistik hizmetlerinde gerekli aksiyonları almaya başladık. Özellikle e-ihracat tarafında B2B ve B2C kargo gönderim süreçlerini en kısa sürede ve sorunsuz şekilde yürütmek için ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı) başvurusunu tamamlamış durumdayız.

Bununla birlikte, Globelink Ünimar olarak uzun dönem stratejik planımızın parçası olan entegre lojistik hizmetleri kapsamında, depolama hizmetleri, uluslararası nakliye, hava kargo operasyonları ve mikro dağıtım alanlarında yatırımlarımızı ve özellikle iş ortaklarımızı da dahil ettiğimiz dijital dönüşüm projelerimizi hızlandırmış bulunuyoruz.

Müşterilerimize sunacağımız gönderi takibi (track&trace), web sayfası üzerinden online teklif yaratma, e-konşimento (e-awb) ve bunlarla birlikte e-lojistik alanında kullanılabilecek blockchain fırsatları uygulamaya başladığımız ve aynı zamanda planladığımız faaliyetler arasındadır.
 


Siz de ETGB, mikro ihracat ve hızlı kargo konusundaki tüm taleplerinizi çözüme kavuşturacak bir ekip ile çalışarak ürünlerinizin adreslerine zamanında ve sağlıklı bir şekilde ulaşmasını istiyorsanız ETGB Hizmetleri sayfamızı ziyaret edebilir, size özel müşteri temsilcimizden hemen teklif alabilirsiniz.