Afet Durumlarında Lojistik Süreçlerin Önemi

Lojistik terimi, genelde ticari veya askeri olarak değerlendirilse de aslında hayatın her anında ve her alanında var olan çok önemli bir ihtiyaçtır. Ürün, hizmet ve insan kaynaklarının, ihtiyaç duyulan yerde ve istenen zamanda temin edilmesi sürecinde kullanılan bir araç olarak tanımlayabileceğimiz lojistik, özellikle hayatın durma noktasına geldiği afet durumlarında, her zamankinden çok daha fazla önem kazanır. Son yıllarda gerek ülkemizde gerekse dünyada meydana gelen afetlerin ekonomik, sosyal, kültürel ve psikolojik açıdan yol açtığı olumsuz sonuçlar giderek artmaktadır. Bu durum afet yönetim faaliyetlerindeki süreçlerin etkin, planlı ve koordineli bir şekilde yerine getirilmesini zorunlu kılmaktadır. Lojistiğin en önemli kollarından biri olarak sayabileceğimiz afet durumlarında lojistik yönetimi süreçlerini bu sayımızda sizler için inceledik.

Afet Lojistiği Nedir?

Daha önce de belirttiğimiz gibi lojistik kavramı, önce askeri sonra ticari bir terim olarak hayatımıza girmiştir. Ancak insanoğlunun tarih boyunca edindiği deneyimler, bugün “afet lojistiği” kavramının başlı başına önem arz eden bir konu olarak hayatımızda yer almaya başlamasına sebebiyet vermiştir. Afetler nedeniyle mağdur ve korunmasız duruma düşen kişilerin ihtiyaçlarını en etkili şekilde karşılamak için yapılan ürün / hizmet satın almaları, sigortalama, taşıma, depolama ve planlama işleri olarak tanımlayabileceğimiz afet lojistiği kavramı, hepimiz için hayati derecede önem taşımaktadır. Afet yönetimi lojistik süreçleri, afet öncesi hazırlık, anında müdahale ve iyileştirme aşamalarından oluşmaktır. Afet öncesi hazırlık döneminde, devlet ve sivil toplum örgütleri olası afet senaryolarına göre oluşturulan istatistiki veriler ışığında sarf malzemeleri depolamaktan, afet halinde ülke çapında koordinasyonu sağlayacak yazılım alt yapılarının kurulmasına kadar pek çok farklı görevi bir arada yürütmektedirler.

Afet Durumlarında Lojistik Yönetimi Nasıl Yapılmalıdır?

Afet denildiğinde aklımıza deprem, sel ve kuraklık gibi ülkemizde daha önce yaşanan doğa olayları gelse de aslında bu kavram, savaşları, yoğun göç dalgalarını, maden / sanayi kazalarını ve hatta salgın hastalıkları da kapsamaktadır. İşte bu sebeple olası bir afet durumu öngörülerek yapılan tüm planlamalar, farklı afet senaryolarının gerçekleşebilme ihtimaline göre oluşturulmaktadır. Örneğin önümüzdeki yıllarda daha da derinleşmesi beklenen göçmen krizi ile baş etmek için depolanan gıda, giysi ya da barınak yardımı planlaması ile bir bölgede meydana gelebilecek olası bir deprem felaketi için kurulacak afet lojistiği stratejisi birbirinden oldukça farklıdır. Her afet senaryosunda geliştirilecek strateji ve içerik farklı olsa da afet öncesi hazırlık aşamasında uyulması gereken temel bir yol haritası bulunmaktadır.

Bunları aşağıdaki başlıklar altında sıralamamız mümkündür;

•  İlgili süreçlerde görev alacak kişilerin listelenmesi ve görev tanımlarının açık bir şekilde yazılı olarak belirtilmesi.

•  Afet bölgesine ulaşımın sağlanacağı en kısa ve en uygun rotanın belirlenmesi ve haritalanması.

•  Talep edilen, satın alınan malzemelerin doğru yere, doğru zamanda, minimum maliyetle ve güvenli bir şekilde transferini sağlayacak alternatiflerin oluşturulması.

•  En kısa sürede en fazla kişinin kurtarılması.

•  Toplama ve dağıtım sisteminin tasarlanması.

•  Acil durumlara ve olası afetlere hazırlıklı olabilmek için temel ihtiyaç malzemelerinin türüne göre stoklanması ve hazır halde bekletilmesiyle ilgili senaryolar oluşturulması.

•  Araç ve depo kapasitelerinden en uygun şekilde yararlanma planlarının yapılması.

•  Taşıt güzergâh seçimlerinin yapılması, afet senaryolarına göre en kısa ve güvenli rotaların belirlemesi.

•  Depolama maliyetlerinin optimize edilmesi.

•  Afet merkezlerine ulaşılması kolay noktaların belirlenerek transferlerin bu noktalardan yapılması.

•  Finansal kaynakların verimli kullanımı ile, minimum bütçeyle maksimum afetzedeye yardım edilmesi.

Ülkemizde Afet Lojistiği Nasıl Sağlanmaktadır?

Bir deprem ülkesi olan Türkiye, büyük ve yıkıcı depremlerin yanı sıra yoğun göç dalgalarından da en fazla etkilenen ülkelerden biridir. Bu nedenle Türkiye’de afetzedelerin hayatlarını kurtarmak ve kolaylaştırmak için çalışan pek çok önemli kurum ve kuruluş bulunmaktadır. Bu kurumların en önemlisi Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD)’dır. Türkiye’de afet yönetimi alanında faaliyet gösteren tüm kamu kuruluşlarının tek çatı altında toplanması amacıyla 2009 yılında kurulan AFAD, “bütünleşik afet yönetimi” ilkesi ile merkezi bir afet lojistik alt yapısı oluşturmuştur.

Bugün AFAD’ın; Adana, Adıyaman, Afyon, Aksaray, Ankara, Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Manisa, Kahramanmaraş, Kastamonu, Kırıkkale, Kocaeli, Muğla, Muş, Samsun, Sivas, Tekirdağ, Van, Balıkesir, Hatay ve Yalova olmak üzere, farklı lokasyonlarda toplam 27 lojistik deposu bulunmaktadır. Özel bir tasnif sistemine göre organize edilen bu lojistik depolarda, geliştirilen lojistik yazılımlar sayesinde, yardım malzemesi taşıyacak bir TIR çok kısa süre içerisinde yüklenerek yola çıkartılmakta, malzemelerin takibi ve kontrolü uzaktan gerçekleştirilebilmektedir.

Bireysel Bazda Afet Lojistiği Adına Neler Yapabiliriz?

Olası bir afet durumunda ihtiyacı olan herkese yardım ulaştırmak için var gücüyle çalışan AFAD, Kızılay, AKUT gibi kurumlar ve sivil toplum kuruluşları olsa da afet lojistiğini mikro düzeye indirgemenin ve bireysel bazda bu lojistik sistemin bir parçası olmak konusunda çaba sarf etmenin büyük faydası olacaktır. Daha önce de sık sık gündeme geldiği gibi, evlerinizde / araçlarınızda herhangi bir afet durumunda kullanabileceğiniz acil durum çantası hazırlamanız ve bu çantayı belli aralıklarla güncellemeniz bireysel afet lojistiği yönetimi açısından kıymetli bir hamledir. Bunun yanı sıra, bir apartmanda ya da sitede yaşıyorsanız kaç komşunuzun olduğunu öğrenmeniz, semtinizde bulunan acil durum toplanma alanlarını bilmeniz, ilk yardım eğitimi alarak afetin müdahale evresinde aktif rol almanız ve sağlık görevlilerine yardımcı olmanız, olası risk senaryolarını önceden düşünüp atılacak adımları belirlemeniz ve tatbikatlar yapmanız da oldukça önemlidir. Ayrıca, uygun saklama koşullarına sahipseniz, uzun vadede dayanıklı olabilecek gıda ve ihtiyaç maddelerini depolamak da faydalı olacaktır.

Afet Durumlarında Lojistik Süreçlerin Önemi isimli yazı Argemonia dergisinin 8. sayısında yayınlanmıştır. Argemonia'nın tüm sayılarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.